CHP lideri Özgür Özel, seçim hedeflerini ve adaylarını Cumhuriyet’e anlattı: Ege kıyılarından içeri yöneleceğiz

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, kurultayın ardından değişimin yalnızca lider düzeyinde kalmadığını, belediye başkanlıklarına gösterdikleri adaylarla bunu ortaya koyduklarını dile getirdi. CHP adayları arasında gençlere ve kadınlara yer açıldığını anlatan Özel, “İzmir’deki 30 dayımız toplam 42 dil biliyor. 9’u kadın, 12’si 40 yaş altı. Bu arkadaşlar burada yetişecekler, Türkiye’nin ikinci yüzyılında CHP iktidarını yönetecekler” dedi. İttifakların olmadığı bu seçimde Türkiye ittifakı kurduklarını, hedeflerinin parti olarak yüzde 30’un üzeri olduğunu belirten Özel, “Seçmenin vicdanı sandıkta birleşecek. Kıyılardan içeriye; Balıkesir’e, Bursa’ya, Denizli’ye, Kırıkkale’ye, Kastamonu’ya gireceğiz” değerlendirmesini yaptı.

Özel, belediye başkanlıkları ve belediye meclis üyelikleri için adayların belirlenmesinin ardından Cumhuriyet’in sorularına şu yanıtları verdi:

ÖZEL: Ufak tefek sorunlar var. Bir iki teknik aksaklıktan, hatadan, kötü niyetten dolayı listelerin yetişmemiş gibi durumlar oldu. İtirazlarımızı yapıyoruz. 22 bin aday başvurdu 1187 tanesi adaylaştı. Bunun yanında çok sayıda belediye meclisi üyesi adayımız var. Ama yoğunluk geçti.

ÖZEL: Önceki seçimlerle aynı şartlarla gidilse o açıdan bir takım oranlar koymak mümkün. Geçen seçim HDP, AKP’ye kaybettirmek için CHP’nin adaylarının olduğu yerde adaylar çıkarmamıştı. İktidara kaybettirmek stratejisi vardı. İYİ Parti, Saadet ve Demokrat Parti ile tam ittifak vardı. O partilerin de oyları bizdeydi. Şimdi tamamen bunlardan ayrı tek başımıza seçime giriyoruz. Türkiye genelinde yüzde 30’u geçme gibi bir hedefimiz var.

Temelde hiçbir belediyeyi kaybetmemek, kıyı Ege’deki şeridi içeriye doğru Bursa, Balıkesir, Manisa ve Denizli ile içeriye genişletmek. İç Anadolu’da, Kırıkkale’de bir iddia koymuş durumdayız. Kastamonu’da, Malatya’da ve Adıyaman’da milletvekillerimizi görevlendirdik. Yapılan ölçümlerde bu dört milletvekili partinin oyunun çok üzerinde bir talep gördüler. Özellikle deprem bölgesinde Veli Ağbaba Malatya’da, Abdurrahman Tutdere konulmadıkları anketlerden çıktılar. Veli Bey’i, Tutdere’yi koyun talebi halktan geldi. Şimdi iyi gidiyor. 

ÖZEL: Ayrıca Karadeniz’de Giresun’u tekrar almayı, Sinop’u korumayı istiyoruz.  Trabzon merkez ilçe, büyükşehirde, Samsun büyükşehirde iddialı adaylarımız var. Bartın’da Rıza Yalçınkaya eski milletvekili eski belediye başkanı, halkın ortak isteğiyle adaylaştı. Bartın’a giden herkes inanılmaz şekilde Rıza Bey’e olan ilgiyi gördü geldi. 

Yani en önemli hedef mevcut kaleleri korumak, çünkü biz buraları İYİ Parti’nin ve aday çıkarmayan HDP’nin önemli katkılarıyla almıştık. Buraları korumak büyük başarı olacak. Belediye sayılarımızı artırmak istiyoruz. Geçmişte ittifakla aldığımız oranların üzerinde bir oy aldığımızda başarı sayacağız. CHP’nin tek başına girdiği bu seçimde yüzde 30’a yakın bir oy almayı ve belediyeleri korumayı çok önemli görüyorum.

ÖZEL: Her seçimin riski var. Antalya kurulduğu günden beri bir geliyor bir gidiyor. Kazanmıştık, bu sefer de koruyacağımızı ben düşünüyorum. Orada belediyeyi tutmak başarı olacak. Kayıp yaşarsak çok üzülürüz. Başka yerlerden telafi ediyor muyuz, o kısmı da önemli. İttifak yapabilmek için bütün şartları zorladım. 5 Kasım’da göreve geldiğimden itibaren, başta İYİ Parti olmak üzere ittifak yapabilmek için bütün şartları zorladım. Gerçek anlamda merkezi bir ittifak hiç kimseyle yapma imkanı olmadı. İYİ Parti diyor ki ‘sürekli CHP ile ittifak halinde olmak bizim açımızdan stratejik değil, hür ve müstakil olacağız.’ Üzülüyor ama anlıyor saygı duyuyorum.

ÖZEL: Bazı siyasetçilerden, çok çeşitli siyasi partilerden çok olumsuz açıklamalar duyuyoruz. Özellikle genel başkanlarından duymadığım şeyleri unutuyorum. Çünkü muhalefette marifet kavga çıkarmak değil. Marifet iktidarı eleştirmek, muhalefetle iyi geçinmektir. Liderle de mümkün olduğu kadar bunu basın üzerinden değil, doğrudan görüşmeyi tercih ediyorum. Geçmişte bazı açıklamalarım oldu. İktidarı kollayan merkez medya sürekli birbirimizle kavga edelim istiyorlar. Ben duyduğum her eleştiriye canları sağolsun deyip geçmeye çalışıyorum.

DEM’de iktidara kaybettirme stratejimiz yok açıklamaları var, muhalefete kazandırmak gibi bir gayretleri yok. Kent uzlaşısı diye bir şey tarif ettiler. Ama birçok yerde de kent uzlaşısı yok deyip aday çıkardılar. Benim burada güvencem, inancım, çağrım, muhalefet partilerinin yöneticilerinden ziyade 2019’daki bu büyük başarıyı birlikte gösterdiğimiz muhalefet partilerinin seçmenlerine. Çünkü o seçmenler değişmedi duruyorlar. Biz 2019’da iktidarı dengeledik. Yani 2018’deki rejime kasteden anayasa değişikliğine göre yapılmış ilk seçimden sonra bir orantısız yetki aldı. Sabahleyin vali atadı, öğlenden sonra aynı kalemle il başkanı atama yetkisi aldı. Kaymakamlarla ilçe başkanlarını aynı kalemle, aynı mürekkeple atama yetkisi aldı. 2019 zaferi aslında siyasetin doğru okunmasıyla o zaman bir denge oluşturdu ve 2023’te birinci turu kaybetmeyen ve ikinci turda küçük bir farkla kaybeden birliktelik o sayede oldu. O birlikteliğin birçok hatası, eksiği vardı ama önemli bir birliktelikti. İktidarı Cumhuriyet’in 100. yılında az daha değiştiriyorduk, çok az kalmıştı. Şimdi iktidarın Türkiye’de kalıcı olmaması, seçimin yapılabilmesi, muhalefetin güçlü olması için, yine iktidarın dengelenmesinin bir yolu yerel seçimler. Ki bütün dünyada da yerelin gücü çok daha önemli hale gelmiş durumda.

ÖZEL: Acı reçetelerin içirildiği, uzun süre seçimin olmadığı, kemer sıkıldığı, işçilere özellikle emekçilere hem sendikal mücadeleye karşı sertleştikleri, hem hak mücadelelerine karşı sertleştikleri, emeğin daha çok sömürüleceği, emeklinin daha çok ezileceği, daha çok kişinin işsiz kalacağı bir süreç başlayacak. Buna 2 Nisan günü bir şey yapamazsınız, yapacaksanız 31 Mart’ta yapacaksanız. 31 Mart’ta bütün endişeli seçmen, bütün kendini yalnız hisseden seçmen, bu iktidarın güçlenmesinin demokrasiye de ekonomiye de zarar vereceğini, kendisini de ezeceğini düşünen herkesin muhalefette birleşmesi lazım. Bunu Ankara’da kağıt üzerinde yapamadık ama ben bu dört kelimeye çok inanıyorum: Seçmenin vicdanı sandıkta birleşecek. Biz bu Cumhur İttifakı’nı ancak güçlü CHP adaylarında, muhalefetin adaylarında birleşerek kazanırız. Türkiye İttifakı’nın Türkiye’nin kurtuluşu olduğuna inanıyoruz. Yeter ki bayrakla, ülkeyle, özellikle Atatürk’le sorunu olmasın. 

(Özgür Özel, Cumhuriyet Ankara Temsilcisi Sertaç Eş’in sorularını yanıtladı)

ÖZEL: Türk halkının öngörüsüne, ferasetine çok güveniyorum. Mesela Kenan Evren’i de dinlemedi. 15 Temmuz konusunda en ufak çatlak ses çıkmadı. Şimdi yapılmaya çalışılan şu: Her şeye ben karar veriyorum, belediye başkanlarına da ben karar veririm. Hatta tasarısı var. İktidarın önünde masasının üzerinde cesaret edemediği… Büyükşehir seçilsin, ilçelere koordinatör atansın diye. Büyükşehirlerde beklediği başarıyı elde edemedikleri için bunu durdurdular. Bu söyleme Hatay da Türkiye de teslim olmaz.

Bir önceki verdikleri oy için onları sorumlu tutup ‘Hatay boynu bükük kalmadı mı’ dedi. Bu bir itiraf. 31 Mart’ta kullanılacak oyları için de tehdit ediyor. Bunun bir strateji olduğu belli. Tekrar ediyor ve tekrar ettiriyor. Ama bizim seçmen tehditle, şantajla dipçikle oy veren bir seçmen değil. İnadına davranan bir seçmen.

ÖZEL: Sarstı ama devirmedi. Yerel seçimlerden sonra kemer sıkılacak diyorlar. Ben hiç holding, şirket sahiplerinin kemer sıktığını görmedim. Kemeri orta direk sıkıyor, orta direk de kalmadı. Kemer sıkarken mavi, beyaz, gri yakalı emekçiler. Sadece kol gücüyle çalışanlar değil, beyin gücüyle çalışanlar, ofislerde çalışanlar, aradaki elemanlar… Hepsi için ciddi bir işsizlik ve yoksulluk tehlikesi var. Asgari ücret artık temel ücret olmuş. En düşük emekli maaşı açlık sınırının da yüzde 70 kadar gerisinde. Eskiden emekliler 2,5 asgari ücret alırken şimdi 0,6 asgari ücret alır noktaya geldiler. Bu sürdürülebilir bir şey değil. Bunun mutlaka sandıkta karşılığının olması lazım. 31 Mart’ta bir isyan, tepki sandığa yansımazsa, zamma emek sömürüsüne devam.

ÖZEL: Parti yönetimi oturdu. Her hafta MYK, Parti Meclisi (PM) yapan parti olduk. Geçmişte iki ayda bir yapılırdı PM. Genç parti meclisimiz mutlu, MYK mutlu. Gölge kabine çok güzel çalışıyor. 1 Nisan sonrası gölge kabine daha görünür olacak. Örneğin arkadaşlarımız bir yerde felaket yaşandığında ilk dakikalarda gölge kabine orada oluyor. Hem İliç’e, Denizli Acıpayam’a, Siirt Şirvan’a ilk giden bizdik.

ÖZEL: Almaya başladık. Kurultaydan hemen sonra Kıbrıs’a, Bosna Hersek’e, Almanya’ya ve Madrid’e gittik. 3,5 ay içinde 4 dış gezimiz oldu. Ayrıca Azerbaycan seçimlerini beklemiştik. Aliyev’e hayırlı olsun ziyaretine gideceğiz. Yine Filistin ziyareti planlıyoruz. Bütün şartları zorladık. 15 Nisan gibi bu ziyareti yapacağız. 

Milli savunma politikalarında Yankı Bağcıoğlu’nun emekli askerlerden oluşturduğumuz 6-7 kişilik bir heyet inanılmaz katkılar sağladı, sağlayacak. Dış politika kurulumuzda eski iki dışişleri bakanımız, iki genel başkanımız, çok sayıda büyükelçimiz çok önemli katkılar sağlıyorlar.

Ekonomi alanında o bahsettiğimiz ekip, Yalçın Karatepe, Volkan Bey ve Selin Hoca, grup toplantılarında çok beğenilen somut doğru yerden ekonomi eleştirileri noktasında çok olumlu veriler geliyor. Bütün grup toplantısındaki her sözümüzü ölçtürebiliyoruz. Bunu hangi parti seçmeni ne kadar beğenmiş, ne kadar olumlu geri dönüş var. Ne beğenilmemiş hepsini ölçtürüyoruz. Ekonomiye, emeklilere yönelik yaptığımız tespitlerin çok önemli bir karşılık gördüğünü görüyoruz. Türkiye yerel seçim gündeminden çıktıktan sonra da sahada çok daha etkili bir şekilde bunu sürdüreceğiz.

ÇOK ANKET YAPTIRDINIZ GALİBA…

ÖZEL: 300 büyük anket yaptırdık 300 bin deneğe ulaştık. Çok önemli kararlar verdik. Anketlerin gücünden çok yararlandık. Ölçme değerlendirmeyi kampanya aşamasında sürdürüyoruz. Adaylaşmalardan sonra gelen ilk anketler müjdeli şeyler söylüyor. Gökçek belediyeciliği gelmesin, İstanbul’da kupon arsalar Arap şeyhlerine,  Katarlılara verilmesine, İstanbul’da Kanal İstanbul acı sürpriziyle karşılaşmayalım,  Mersin MHP’ye geçerse üç-beş bin kişinin işten atıldığı süreçler yeniden yaşanmasın, Adana’da MHP zulmü geri gelmesin, Antalya’da, Muğla’da Aydın’da İzmir’de yaşam biçimine müdahale ve turizmi dibe vurduracak bir AKP belediyeciliği gelmesin diyen herkesin CHP’de birleşmesi gerektiğini düşünüyoruz.

ÖZEL: Artık ben otobüsün üstünde ve sahada rahat ediyorum. Beni sahada koşmak dinlendiriyor. Balıkesir muhteşemdi. Ben Balıkesir’de 3-4 bin kişilik salona gittim. Ahmet’le (Akın) şöyle bir diyalog yaşadık. ‘Niye içeriye girmemişler’ dedim, ‘bunlar içeriye giremeyenler’ dediler. Kapının önünde salondan daha fazla insan vardı, otobüsün üzerinden onlara konuştum.

İstanbul’da gittikçe günde iki üç tane Ekrem (İmamoğlu) başkanla miting yapıyoruz. Haftada belki bir günü İstanbul’da geçirebiliriz. İzmir’de, Muğla’da, Antalya’da, Adana’da, Mersin’de, Zonguldak’ta, Trabzon’da, Giresun’da, Samsun’da, Malatya’da, Kastamonu’da, Kırıkkale’de ve bütün Trakya’da. Bizim açımızdan fırsatların olduğu, yarışın içinde olduğumuz ve geride olduğumuz yerlerde miting yapacağım.

İZMİR’DE BÜYÜK DEĞİŞİM

İzmir’deki büyük değişim, sokakta müthiş karşılık buluyor. 9 tane kadın aday vardı. Bugüne kadar 6 kadın adaylarımız olmuş İzmir’de. 

Dünyadaki gençlerin Go Four yapılanması var. Meclis’te ziyaret ettiler Gençlik Hakları Beyannamelerini imzaladım. CHP’de on yıllarda gelinir dendiği noktaya bir anda gelindi, inanamıyoruz. Milyonluk belediyelerde 30 yaşında adaylar, gençlik kollarından gelenler, İstanbul’da 30’lu yaşlarında adaylar. 

İzmir’de büyük bir cesaret gösterdik. 30 adaydan geçen dönemden 4 kişi devam ediyor 26’sı yeni. 9’u kadın, 12’si 40 yaş altı. Çankaya’da çok tartıştılar önce. Genel başkanın avukatı diye. Hüseyin Can (Güner) gibi hem genç yaşta önemli başarı sağlamış bir arkadaşı avukat parantezine almak çok haksızlık. Bir yıl sonra eleştirenler biz ne yapmışız, seçenler de iyi ki seçmişiz diyecekler.

Türkiye siyaseti genç ve kadın adaylarla yeni yerel yöneticiler kazanacak. Bu arkadaşlar burada yetişecekler, pişecekler. Çok daha önemli görevlere gelecekler. İkinci yüzyılın CHP iktidarında Türkiye’yi bu arkadaşlar yönetecekler. İstanbul, İzmir, Bursa, Edirne’de genç ve kadınlar. Ben bu arkadaşlara İzmir’i emanet ederken ilerideki bakanları, cumhurbaşkanlarını yetiştirmeye çalışıyoruz. İzmir’de 30 belediye başkanım var, toplam 42 yabancı dil biliyorlar. Yani inanılmaz donanımlı yapıları var. İstanbul’da genç arkadaşlar var, genç ve eğitimleri müthiş.